Cassandra etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cassandra etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12.01.2011

Bir ben var benden içeri: Kişilikler ve isimleri

Merhaba, ben kişilik bölünmesi yaşayan bir insanım. Kendilerini şöyle tanıtayım.

Dralaye: Bu yazıları yazan ve siz çevremdekilerin tanıdığı kişi.

Deniz: En derin kişiliğim. Kendisiyle iletişim kurmanıza izin vermez, sadece benimle konuşur.

Cassandra: Ruhsal kişiliğim. Wiccandır, meditasyon yapar, mum yakar, dua eder.

Necati: Erkeksi kişiliğim. Erkek ortamlarına girmemi kolaylaştırıyor.

Athena: Kadın kişiliğim. Bunu kimse bilmez, azimle göstermez kendini. Çoğunlukla Dralaye kostümünü giyerek karışır Athena aranıza.

Kıllı-göbekli Amca: Süleyman da diyebilirsiniz. En mağara adamı halim.

Gözyaşı Şişesi: Saf depresyon yaşadığımda onun kadar kırılgan ve hüzünlü oluyorum.

Lâl-kedi: Adı üstünde kedi. Ama kediliğinden nefret eden bir kedi. Sırnaşır ama okşanmak istemez.



Şimdilik bu kadarını paylaşabilirim sizinle. Zaten onlar kendilerini bana açtıkça ben de sizlerle paylaşırım.


Edit: Üşenmediğim bir anda hangi yazıları hangi kişiliğimle yazdığımı da etiketlerim. İsteyen bakar artık.

21.12.2010

Blessed Yule





Şimdi bilen var bilmeyen var diye açıklamalara girişeyim. Ben bir pagan'ım yama daha çok wicca hatta hepsinden biraz biraz diyerek kendi dinimi falan oluşturdum. Nasıl bir şey diyecek olursanız, zor anlatması.


Şuradaki yazımdan wicca olmanın temel prensiplerini görebilirsiniz. 


Yule hakkında uzun uzun yazsam bile yeterli şekilde açıklatabileceğime inanmadığımdan sizi buradaki açıklayıcı yazıya yönlendirmeyi tercih ediyorum.


Bu gece yani 22 Aralık başladığında Yule dünyanın çeşitli yerlerindeki pagan-wiccan'lar tarafından kutlanmaya başlanacak. Tabi ki ben de kendi kutlamamı yapacağım ki onun hakkında ertesi gün bir yazı yayınlarım.


Neyse, ilgilenenleriniz olursa diye Yule için uygun çeşitli müzikler paylaşacağım. 


Mutlu kalın.







Blessed Yule...

6.06.2010

Wicca olmanın 13 prensibi

1:Biz, törenlerimizi, Ay’ın evreleri ve Mevsimsel Çeyrekler ve Kesişen Çeyrekler tarafından ortaya çıkarılan hayat güçlerinin doğal ritmi ile kendimizi bütünleştirmek üzere uygularız. 

2:Kabul ederiz ki zekamız bize, çevremiz ile ilgili eşsiz bir sorumluluk duygusu verir. Doğa ile bir uyum içerisinde yaşamaya çalışırız, ekolojik dengenin sağlanması ve evrim kavramının da bilincinde olarak. 

3:Kabul ederiz ki, gücün bir derinliği vardır ve bu, ortalama bir insanın açık olarak bildiğinden çok daha fazla büyüktür. Çok daha fazla büyük olduğundan dolayı bazen doğaüstü diye isimlendirilse de, biz bunu, herkesin doğal potansiyelinin altında yatan olarak görürüz. 

4:Yaratıcı Gücün, evrendeki kutupları da ispatladığını kabul ederiz - eril ve dişi - ve tüm insanların, eril ile dişiler arasındaki karşılıklı etkileşimin altında da yatan aynı Yaratıcı Güç dür. Bu iki kutbun birbirini desteklemesi gerektiğini bilerek, hiçbirini diğerinin üzerinde değerlendirmeyiz. Sex i zevk olarak değerlendiririz, hayatın şekillendirilmesi olarak, ve aynı zamanda enerji kaynaklarından biri ve dinsel tapınma olarak. 

5:Hem iç hem de dış dünyaları, ya da psikolojik dünya ki bazen Ruhsal Dünya olarak da bilinir; biz Toplu Bilinçsiz İç Dünyalar vb. olarak kabul ederiz. Ve bu iki boyutun birbiriyle etkileşimini, doğaüstü fenomenin ve sihirsel egzersizlerin bir temeli olarak görürüz. Bir boyutu diğerinden daha az önemsemeyiz, çünkü görürüz ki her ikisi de bizim tamamlanmamız için gereklidir. 

6:Hiçbir otoriter hiyerarşiyi kabul etmeyiz ancak öğretenleri onurlandırır, daha fazla olan bilgilerini ve ilimlerini paylaşanlara saygı duyar ve kendilerini cesaretle öğretmenliğe adayanlara da şükran duyarız. 

7:Dini, sihiri ve bilgeligi, bir kişinin dünyayı nasıl gördüğü ve bu dünyada Cadı olarak nasıl yaşadığı olarak görürüz. -ki bir dünya görüş ve hayat felsefesi olarak tanımladığımız şey Cadılık tır- 
8:Birine ‘Cadı’ demek Cadı olmak demek değildir,ancak bu kalıtsal da değildir, titrleri, dereceleri ve Kabul törenlerini vb içermez. Bir Cadı, bilgece yaşamak, iyi olmak ve başkalarına zarar vermeden Doğa ile uyum içinde yaşamayı sağlamak için içindeki güçleri kontrol etmeye çalışır. 

9:Hayatın ifa edilmesi ve gerçekleştirilmesinin, bilincin geliştirilmesi ve evrimi ile mümkün olduguna inanıyoruz ve bunun da evrenin anlamını oluşturduğuna, içinde kişinin kendi şahsi rolu ile birlikte. 

10:Hıristiyanlık ya da herhangi bir başka dine ya da hayatın felsefesine olan karşıtlığımız, hayatın kurallarını sadece ‘bir tek yol’ a bağlamalarıdır. Ayrıca diğerlerinin özgürlüğünü inkar edip diğer dinsel inanış ve uygulamaların geçersizliğini de desteklemeleridir sebeplerimiz. 

11:Amerikalı(veya Dünya çapında) Cadılar olarak, Cadılığın geçmişindeki tartışmaları, farklı terimlerin orjinalleri ve çesitli kavramların meşruluğunu tehdit olarak görmeyiz. Biz, şimdiki zamanımız ve geleceğimiz ile ilgileniriz. 

12:Biz mutlak şeytan kavramını Kabul etmeyiz ve de aynı zamanda Satan ya da Şeytan diye adlandırılan herhangi bir meta ya da ibadet etmeyiz, ki bunlar hıristiyanlık tarafından kabul edilmiştir. Diğerlerinin acı çekmesi üzerine gelen gücü aramayız, aynı zamanda diğerlerinin inkar edilmesi ile kazanılan kişisel faydanın da gerçekliğine inanmadığımız gibi. 

13:İnanırız ki, sağlığımız ve iyiliğimiz ile uyum içinde olan Doğa ile başbaşa olmayı seçmeliyizdir.

17.09.2009

Bilmenin dayanılmaz sancısı

Ve lanetlenmişti Cassandra. Bilirken tüm olacakları, yasaklanmıştı başkalarının gözünü açması. Yıkımı gören tüm gözler gibi kör olmayı dilemişti. Tek bir ah etti dünyaya, laneti yaşadı ve ben lanetin bir parçası. Onun kanından, ruhundan, gözünden, kaderinden...<!--