aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3.01.2011

Al beni dostum

Sevgili Suluelma'm Yeşil ve benim için bir blog yazısı yayımlamış. Çok duygulandım, hani benim gibi çok konuşan bir insanın ne diyeceğini bilemediği sınırlı anlardan birini yaşıyorum.



İyi ki varsın, Suluelma'm...



Yazı için şuraya tıklayıverin.

18.07.2010

Yalnız bir opera

"Tam iki yıl önce bugün" ile başlayan bir cümle kurmak istemezdim ama daha iyi bir başlangıç bulamadım. Evet. Tam iki yıl önce bugün, söyleyecek bir şeylerim vardı. iki yıl önce bugün, artık kalbim yalnız kalmama ya da nefes almama izin vermemeye kararlırdı. Dilimin ucuna gelen şeyleri söylemeliydim her şeyi göze alarak.

Bir şiir yetişti imdadıma. On sayfalık bir şiir, ömre bedel, aşka bedel.
Bir şiir yetti benim söyleyemediklerimi anlatmaya.
Tamamını yazamıyorum ama sadece bir parçası bile anlatmaya yeter...
...
Gün gelir bir gün
Başka bir mevsim, başka bir takvim, başka bir ilişkide
O eski ağrı
Ansızın geri teper.
Dilerim geri teper.
Yoksa gerçekten bitmissinizdir. 
....
Murathan Mungan

1.02.2010

Sevgilim...

Sevgilim, benimle gel... Eğer seninle geçirebileceğim bir günüm olsaydı, ama yalnızca seninle; küçük şeylerle mutlu olmayı bilirdim. Çünkü o şeyler, zaman herşeyi silse de akılda kalırlar. Sana bir şiir okurdum, sen uykuya dalana dek... Ve saatlarin bir daha asla önemi olmazdı.
 
Sevgilim... Eğer seninle geçirebileceğim bir günüm olsaydı, ama yalnızca seninle; Yüzündeki her çizgiyi ezberlerdim, saçlarının kıvrımlarını, ellerini, gözlerini ya da bedenini... Eğer mükemmel bir gün olsaydı... Sevgilim... Bunlar sana hiç söyleyemediklerim. Bunlar, senin bilmen gerekenler. Sana olan sevgim öyle sonsuz ki, yokluğunda bile böylesine sürüyor...

21.09.2009

Ruh Hali

Son birkaç gündür neler yaptığımın, nasıl yaşadığımın sanırım hiç farkında değilim. Dünyamla anlatılamayacak, ikimizin dışında kimsenin anlayamayacağı kavgalar ettik. İkimiz de parçalandık, sesimiz çıkmadı, söyleyemedik. Herşey benim konuşamamam yüzünden oluyor ve bunu bildiğim halde birşey yapamamıyorum. Nasıl bir acizlik bu? Ben ne zaman bu hale geldim? Kurtulmak için ne yapabilirim? Biri bana yardım edebilir mi? ..................... Binlerce soruya boğuluyor içim. Ama en zoru kaybetme korkusuyla başa çıkabilmek. Dünyamdan bir kez daha kovulmamak için öyle tutunuyorum ki ona. Öyle sarılıyorum, seviyorum, susuyorum ki. Acaba kendimi mi yok ediyorum ya da acaba gerçekten bu ben miyim diye düşünüyorum. Davranışlarım ve hissettiklerim birbiriyle uyuşuyor fakat bunlar gerçek benle uyuşmuyorlar. Bakalım henüz birkaç gün geçti, belki daha sonra pençelerim yine iş başına geçer.