Daha ne kadar tükenebilirim bilmiyorum.
Bir el uzansa, saçımı okşasa, "her şey geçecek, merak etme" dese, gözyaşlarımı silse...
Utanıyorum, nedenini bilmeden.
Ben ve diğer kişiliklerim
Gözyaşı Şişesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gözyaşı Şişesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
22.11.2011
30.04.2011
Neden?
Ben hep ağlıyorum.
Neden? Oysa sen beni ağlatmayacak kadar çok sevmiştin. Geceleri saçlarımı okşardın. Uyumaz beni seyrederdin. Uyuyakaldığın kısa anlarda ben ağlamaya devam ederdim.
Neden? Sen beni canımı yakmayacak kadar çok sevmiştin. Ama beni benden korumayı hiç beceremedin. İçimde büyüttüğüm tüm ağrılarımı nasıl da saklardım senden.
Neden? Severdin beni. Melekler gibiydin. Yeşil gözlerin, sıcacık ellerin vardı. Neler oldu demeyeceğim çünkü ben içinde ölüm büyütenlerdenim.
Neden? Yetmiyor mu sevgin beni uçurumlardan uzaklaştırmaya. Bilmem. On senedir profesyonel intihar eğilimlisiyim. Sen, sevgin ya da kokun beni çekemezsiniz yokluğun ellerinden. Bizim bir anlaşmamız var.
Neden? Seviyorum seni. Neyse bunlar boş şeyler.
7.04.2011
Nedendir bil(e)mem
Anlamsız bir acı hissediyorum içimde. Ne bir adım ileri gidebiliyorum, ne de rahatça bir nefes alabiliyorum. Sanki içimde bir yerde göremediğim bir kesik var. Sızlıyor babam sızlıyor.
Birileri bir yerde mum söndürmüşçesine karardı ruhum.
7.02.2011
Ölüm onu apansız yakalamıştı...
Defne Joy Foster öldü...
Arkasında bir koca, bir anne, 18 aylık bir bebek ve bir sürü hayran bıraktı.
Ben de o hayranlardan biriyim. Aklıma geliyor, daha birkaç ay önce arkadaşım DiDi'yle onu ne kadar sevdiğimizden bahsetmiştik. Yaşam enerjisinden, güzelliğinden, hayatından...
O şimdi artık yok.
İnsanlar azimle onu karalamaya çalışıyorlar. Sanki bir ölü kalkıp da onlara cevap verebilecekmiş gibi, azimle deşiyorlar ölüm nedenlerini.
Ne var işte, gencecik ve hayat dolu bir kadın daha hayata gözlerini yumdu. Bitti artık, daha fazla söze ne gerek var.
Günlerdir annemin de Hıncal şerefsizi gibi konuşmalarına maruz kalıyorum. Kendilerince namus bekçiliği yapıyorlar.
Canım acıyor ama söyleyemem. Ölünce değerini bilenlerden olurum hemen...
Bir ölüm ve acı. İşte bu kadar...
12.01.2011
Bir ben var benden içeri: Kişilikler ve isimleri
Merhaba, ben kişilik bölünmesi yaşayan bir insanım. Kendilerini şöyle tanıtayım.
Dralaye: Bu yazıları yazan ve siz çevremdekilerin tanıdığı kişi.
Deniz: En derin kişiliğim. Kendisiyle iletişim kurmanıza izin vermez, sadece benimle konuşur.
Cassandra: Ruhsal kişiliğim. Wiccandır, meditasyon yapar, mum yakar, dua eder.
Necati: Erkeksi kişiliğim. Erkek ortamlarına girmemi kolaylaştırıyor.
Athena: Kadın kişiliğim. Bunu kimse bilmez, azimle göstermez kendini. Çoğunlukla Dralaye kostümünü giyerek karışır Athena aranıza.
Kıllı-göbekli Amca: Süleyman da diyebilirsiniz. En mağara adamı halim.
Gözyaşı Şişesi: Saf depresyon yaşadığımda onun kadar kırılgan ve hüzünlü oluyorum.
Lâl-kedi: Adı üstünde kedi. Ama kediliğinden nefret eden bir kedi. Sırnaşır ama okşanmak istemez.
Şimdilik bu kadarını paylaşabilirim sizinle. Zaten onlar kendilerini bana açtıkça ben de sizlerle paylaşırım.
Edit: Üşenmediğim bir anda hangi yazıları hangi kişiliğimle yazdığımı da etiketlerim. İsteyen bakar artık.
Edit: Üşenmediğim bir anda hangi yazıları hangi kişiliğimle yazdığımı da etiketlerim. İsteyen bakar artık.
23.12.2010
Şarkılar şiir olsa : Uçları Kırık
Bir gece yarısı uyandım
Ellerim sana uzanmış
Gözlerimi açmayı reddeder bir şekilde
Kulağıma fısıldamıştı ruhun
Kilometreler ötesinden
Beni nasıl da delice istediğini
İçim karanlıktı
Tenimde uzun siyah saçlarını hissediyordum
Uçları kırık ve biraz pütürlü
Ne zaman gece uyansam
Takip eder beni gözlerin
Sanki hemen arkamdasın
Damla damla kanarsın da
Sadece bakarsın kocaman gözlerinle
İçim dağılır, paramparça olurum
Seni düşlerim o hiç ayrılmak istemediğin
Buruşuk ve sıcak yorganın içinde
Yanımda uyuduğuna inanmak isterim
Ama her rüyadan sonra
Yalnızlığa uyanmaya mahkûmum
Yavaşça koltuğa otururum, pencerenin önüne
Yıldız kayar ya da kaydığına inanmak isterim
Tutarım dileğimi
Başlarım saymaya sonsuzdan geri
Sonu gelsin hiç istemedim ki
Sen ki dünyanın en masumu
Yanar yanakların korktuğunda
Ve üşür ellerin
Geçmişimi bugünümde öldürürüm
Unuturum sessizce ismini
Yağmurlar yağdığında tutardım ellerini
Utanırsın elimi tutmaktan
Usulca tutunursun parmak uçlarıma
Göğsümde gece karası
Saçlarının konusu
Yağmur durduğunda aniden kaybolursun
Dileğimi tutarım
Unuturum ismini, unuturum seni
Ellerim sana uzanmış
Gözlerimi açmayı reddeder bir şekilde
Kulağıma fısıldamıştı ruhun
Kilometreler ötesinden
Beni nasıl da delice istediğini
İçim karanlıktı
Tenimde uzun siyah saçlarını hissediyordum
Uçları kırık ve biraz pütürlü
Ne zaman gece uyansam
Takip eder beni gözlerin
Sanki hemen arkamdasın
Damla damla kanarsın da
Sadece bakarsın kocaman gözlerinle
İçim dağılır, paramparça olurum
Seni düşlerim o hiç ayrılmak istemediğin
Buruşuk ve sıcak yorganın içinde
Yanımda uyuduğuna inanmak isterim
Ama her rüyadan sonra
Yalnızlığa uyanmaya mahkûmum
Yavaşça koltuğa otururum, pencerenin önüne
Yıldız kayar ya da kaydığına inanmak isterim
Tutarım dileğimi
Başlarım saymaya sonsuzdan geri
Sonu gelsin hiç istemedim ki
Sen ki dünyanın en masumu
Yanar yanakların korktuğunda
Ve üşür ellerin
Geçmişimi bugünümde öldürürüm
Unuturum sessizce ismini
Yağmurlar yağdığında tutardım ellerini
Utanırsın elimi tutmaktan
Usulca tutunursun parmak uçlarıma
Göğsümde gece karası
Saçlarının konusu
Yağmur durduğunda aniden kaybolursun
Dileğimi tutarım
Unuturum ismini, unuturum seni
Etiketler:
Gözyaşı Şişesi,
şarkı,
şiir,
uçları kırık,
vega
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


