Bir ben var benden içeri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bir ben var benden içeri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12.01.2011

Bir ben var benden içeri: Kişilikler ve isimleri

Merhaba, ben kişilik bölünmesi yaşayan bir insanım. Kendilerini şöyle tanıtayım.

Dralaye: Bu yazıları yazan ve siz çevremdekilerin tanıdığı kişi.

Deniz: En derin kişiliğim. Kendisiyle iletişim kurmanıza izin vermez, sadece benimle konuşur.

Cassandra: Ruhsal kişiliğim. Wiccandır, meditasyon yapar, mum yakar, dua eder.

Necati: Erkeksi kişiliğim. Erkek ortamlarına girmemi kolaylaştırıyor.

Athena: Kadın kişiliğim. Bunu kimse bilmez, azimle göstermez kendini. Çoğunlukla Dralaye kostümünü giyerek karışır Athena aranıza.

Kıllı-göbekli Amca: Süleyman da diyebilirsiniz. En mağara adamı halim.

Gözyaşı Şişesi: Saf depresyon yaşadığımda onun kadar kırılgan ve hüzünlü oluyorum.

Lâl-kedi: Adı üstünde kedi. Ama kediliğinden nefret eden bir kedi. Sırnaşır ama okşanmak istemez.



Şimdilik bu kadarını paylaşabilirim sizinle. Zaten onlar kendilerini bana açtıkça ben de sizlerle paylaşırım.


Edit: Üşenmediğim bir anda hangi yazıları hangi kişiliğimle yazdığımı da etiketlerim. İsteyen bakar artık.

Bir ben var benden içeri: Kıllı göbekli amca

Ah canlarım ah. Beni bir tanısanız resmen korkarsınız kişiliklerimden. İçimde bir sürü farklı isimde karakter barındırıyorum. Erkek, kadın, trans, hayvan, duygu, nesne... Bir gün bakarsınız Necati olurum, bir gün Deniz, bir gün uzatma kablosu bazen kedi.


Bu gece ortaya çıkansa Kıllı-göbekli amca.


Şen bazen kadınlığımı sorguluyorum. Acaba erkek mi olsam. Şöyle rahat rahat yaysam götü otursam, karıya kıza laf atsam, göbek deliğimden pamuk çıkarsam, geğirsem, yıkanmasam... 


Başlıyorum ufaktan hayaller kurmaya. Öncelikle güzel bir bıyık uzatmışım meğer.


Daha sonra sakal büyütmüşüm, şöyle geniş geniş kıllı kıllı.


Yok yok az geldi. Biraz daha kıl lazım.

Tamam sonunda mutlu oldum. Ama bu sefer de kılların beni ele geçirdiğini fark ediyorum. 


Aman tanrım durduramıyorum!!!





Ah ah ben eskiden böyle miydim taş gibi bir hatun kişiydim nereden özendim erkek olmaya. Hem o ne canım. Memen yok, basit direktifler dışındaki şeyleri anlamayan bir beynin var, pipin var, ota boka kalkan bir pipin var.

Sürekli dikiyorsun çadırı, öyle geziyorsun. Otokontrolsüzlük resmen.


Hele bir de sabah ereksiyonu var ki sormayın gitsin. Türk aile yapısında ebeveyn ve ergen evlat arasındaki kanayan yaradır bu.




Sonra an geliyor ve çok kaptırdığımı anlıyorum. Sonuçta trans olmak da bir tercih değildir, insanın kendini nasıl gördüğüyle alakalı. 

Ben sadece çok pasaklı ve bakımsız bir hatunum. Yapacak bir şey yok.


O nedenle bazen bıyık iyidir diyorum!



4.01.2011

Gerçekten görebilir misin beni?

Olduğumdan daha farklı davranmıyorum
Gözlerin hep anahtar deliğinden bakıyor olmalı bana
Ne diğer kişiliklerimi saklıyorum senden
Ne de arzularımı, isteklerimi


Olduğum gibi güzelim
Saçlarımın bal rengi olmasına gerek yok
Gözlerim zümrüt yeşili değil
Ayaklarım kocaman, burnum yamuk
Ama sen fark etmesen de
Özelim


Küfredebilirim tüm kibar kızların aksine
Sürekli iğnelemelerime maruz kalabilirsin
Belki gözünün içine bakarak yalan söylemişimdir
Bunlar sana aşık olduğum gerçeğini değiştirmez


Taş kalpli diyebilirsin bana
Ama bir nehir akıyor içimde
Seni düşündüğümde
Dolu dizgin ve ferah


Bunları hiçbir zaman duyamayabilirsin
Ağzımdan çıkacak kelimelerin yükünü taşımanı istemem
Günahım kendi boynuma



Sen istersen eğer

Teker teker sökebilirim yıldızları yerinden
Tüm dünyayı kırmızıya boyayabilirim
Silebilirim ikimizi zamandan
Şarkılar söylerim belki sana


Her gece duymayasın diye
Bilmeyesin diye
Bir kesik atıyorum bedenime
Gün sayıyorum




Sen beni görene dek
Olduğum gibi beni sevene dek...

3.01.2011

Multiple personality but not a disorder

Sanal alemde o kadar çok şeyle uğraşıyorum ki artık toparlayamamaya başladım. Hem eğer beni çok sevdiyseniz sadece bu blogla sınırlı kalmayın, buyrun bir sürü daha şeyle uğraşıyorum.


Hemen yan taraftaki "Ben ve diğer kişiliklerim" adlı listeden; tumblr, threewords.me, twitter, formspring.me ve diğer iki blog hesabıma ulaşabilirsiniz. 


Hepinize şimdiden iyi eğlenceler.

8.06.2010

Inside

İçimde benimle birlikte nefes alan başka bir insan daha var sanırım. Muhtemelen adı Deniz. Yapmak istemeyip de yaptığım her harekette vır vır konuşup, kulaklarımı tırmalıyor o kısacık boyuyla. Pasif mi kaldım, asılıyor saçlarıma ille de söyletiyor söylemem gerekenleri. Bazen kokoşluğu tutuyor hanımefendinin haydaa makyaj yaptırıyor zorla. 

Son zamanlarda ben kendi halinde, hafif depresif bir kadınken. Bana benden daha yakın olan bu Deniz Hanım, takılıyor kafasına göre. Bir hamile edasıyla nazlanarak, tutturamazsa çirkefleşerek çekiştiriyor beni oradan oraya. Neymiş "sen bu değilsin", "Sen bir kadınsın", "Canım sıkıldı kalk"... Ben de bazen o kadar bunalıyorum ki, kaçıveriyorum gürültülü yerlere. Ama bundandır kafamı toparlayamamam, bundandır bir anda değişen davranışlarım.

Deniz Hanım en çok da arkadaşlarıma taktı bu günlerde. Tüm telefon listemi teker teker artacak utanmasa, beklerim gerçi. Neymiş "Çok yalnız kalmaya çalışıyorsun, ben biliyorum ne yapmaya çalıştığını. Yağma yok Dralaye Hanım". Belki de haklıdır, yalnızlığımda boğmaya çalışıyorumdur kendimi. Ama vallahi falımda da çıktı! Benim insanlardan uzak durmam lazım.

Hmm Deniz Hanım uyuyor galiba, hazır o uyurken son bir şey söyleyeyim. Beni azıcık dürtükleyin olur mu da şiir yazayım. Aslında tüm dertlerim yazamamaktan.