gece etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gece etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7.04.2011

Nedendir bil(e)mem



Anlamsız bir acı hissediyorum içimde. Ne bir adım ileri gidebiliyorum, ne de rahatça bir nefes alabiliyorum. Sanki içimde bir yerde göremediğim bir kesik var. Sızlıyor babam sızlıyor.


Birileri bir yerde mum söndürmüşçesine karardı ruhum.


4.12.2010

İtiraf vol2

- Hahayt içinde olduğum depresyonu anlatmaya kelimeler yetmez.


- Tam bir haftadır her gece içiyorum ve büyük ihtimalle de devam edeceğim.


- Sigara içesim var ve bırakmış olmak pek de umrumda değil.


-Hayatımdaki her durumu sorguluyorum ve hiçbir şeyden memnun değilim.


-Geceleri korkup uyuyamıyorum (edit: hala uyuyamıyorum).


-Ne güzel Elif Şafak'ın Firarperest var elimde ama okuyamıyorum.


- Penelope Cruz her izlediğimde daha mı güzel görünüyor gözüme yoksa deliriyor muyum?


- Bir haftanın sonunda dilim tenekeleşti her türlü şarabı içebiliyorum.


- Haha her gün içtiğimi bilmeyen sevgili Yeşil gelip başıma ekşime olur mu? İstesem söylerdim yani.


-Bu şarkı Bukleli'ye gelsin. Herhalde o çocuğun iyiliğini anca bu anlatır.


-Tekrar az da olsa günlük yazıyorum sanırım.


- Okuyup yorum yapmayan herkese çok sinir oluyorum.


- Yine uyuyamayacak olsam da gideyim ben.

7.06.2010

Hallow

Şuan dışarda anlatılmaz bir yağmur yağmakta. Gerçi yağmur diyerek onu oldukça hafife alıyorum. Eletktrikleri bile titreştiren, saniyeleri geçtim dakikara varan gökgürültüleri içinde gökyüzü tüm kinini üzerimize kusmakta. Biliyorum, hep ben SPS çalışmıyorum diye oluyor bunlar. Suya aşık bir insan olan ben, inadına dışarı çıkmak ıslanmak koşmak I'm yours diye bağırarak şarkı söylemek istiyorum. Ama gerçekte senaryo nasıl gerçekleşiyor tahmin edersiniz. çevremde bir sürü not-slayt çıktısı-soru şeklinde oturup hintçe şarkılar dinliyorum (bunu beklemiyordunuz tabi). Kendimi çikolataya boğdum zihnim açılsın diye, hava aldım sakinleşeyim diye olmadı. Kavga falan bile ettim sevdiğimle.! Fakat benim bile kendimden beklemedğim bir olgunlukla konuştum ve herşeyi tatlıya bağladım. Hayatım herşeye rağmen güzel. Son zamanlarda çok şey kazanmış, büyümüşüm. Çok da güzel olmuş, en birinci ben olmuşum.
Şimdi bırakalım kendimizi yağmur bizi kutsasın...

Not: Yek yea. Sıç bok!

30.05.2010

Eb-Ebl-Eble

Saat sesinden korkmaya başladığımı farkettim. O "tik-tak" sesleri sanki bir seri katil, sanki dolgu aleti ya da bir mobilet. Hepsi birbirinden korkunç ne alaka demeyin lütfen. Zaman geçiyor, ben uyuyorum. Sürekli uyuyorum. Hiçbir yere yetişemez oldum, ders çalışamıyorum, konuşamıyorum. "Eblemek" dediğimiz güzel(!) bir durum var, resmen hayatım ondan oluşuyor. Öküz-tren ilişkisi ya da... Doğum günümde gözüm saatte, kulağım saatte korkarak bekledim 00.00 olmasını. Beklediğim gibi oldu ve mesajlar yağdı. Ama bir sıcak kutlu olsun'a hasret kaldım. Hemen koştum canım arkadaşlarıma bereketli pasta yedik de biraz sakinleştim. Yaşlanmışım yok yere. Ne bir kutlama doğru düzgün, ne bir küçük hediye. Resmen önemsenmemişim gibi geldi. [paranoyak Dralaye halleri]
Hayatımın en güzel şeyi Yaşil'e binlerce kere teşekkürler. işte o kadar.

18.09.2009

Hope

Kendimi karanlık evde bilgisayarın ışına teslim etmiş buldum. Önceden nerdeydim o kadar zaman ne yapmışım bilmiyoum. Çevremdeki kokudan balkona küçük bir yolculuk yaptığımı anlıyorum. Gözlerim acıyor büyük ihtimal ağlamışım da. Beynimdeyse müzik yankılanıyor demek ki şarkı da söylemişim. İçimde nedenini bilmediğim bir acılık var ve adını koyamıyorum yaralarımın. Saklandıkça saklanıyorlar benden iyileştirmemem için onları. Elim hemen telefona gidiyor alışkanlıkla, dünyamın bana kapalı olduğunu farkediyorum ve anımsıyorum yuvamdan uzak olduğumu, benim dediğim sıcaklığı hissedemediğimi. En son ne zaman birine içimi döktüm acaba; haftalar, aylar, yıllar? Oldu bayağı bir. İçime kapanışımın ani gibi gözüktüğünü biliyorum ama ne yazık ki öyle değil. Tuğlaları el ele koyduk herkesle, benim çevremdeki kulenin inşaatında. Kimse dur demedi, kimse yanıma gelmeye çalışmadı. Çalıştıklarını düşündüler, yani buna inanmak istediler. Dünyamdan kovulduğumda yanımda kimse yoktu. Nefes alamazken elini kimse uzatmadı. Tüm bunlar geçici demekle yetindiler. İşte şimdi geçti. Herkes mutlu, herkesin içi rahatlardı hatta “Gördün mü? Biz sana söylemiştik.” bile dediler. Sustum. Kaldırdık birkaç metre daha yükselttik şimdiki duvarları. Manzaram gökyüzünün en karanlık köşesiyken onlar yüzümün ay ışığında parladığını söylediler. Ben onları artık göremezken, onlar hatırladıkları ben'i hayal edip çok iyi olduğuma inandılar. Yalnızlaştıkça ben, büyüdüğümü düşündüler. Hayır, kimseye kızmıyorum, hatta hepsini hala seviyorum. Çünkü içimde bir ümit. Belki biri kurtarır beni...